Ege’nin Eylül İncileri: İzmir – Didim – Datça Gezilecek Yerler Nereler?

Vee uzunca bir aradan sonra rota yeniden oluşturuldu. Bu sefer sevgili eşimle Ege taraflarını gezelim dedik. Fakat bu sefer üç kişiyiz. 20 ayını dolduran kızım Bilge Serenle yola çıktık. 2 yaş sendromu içine giren Bilge ile gezmekten pek bir şey anlayamadık. Olsun, evimizin küçük üyesi bizi her ne kadar zorlasa da daha önce görmediğimiz yerleri görme tanıma fırsatı yakaladık. İstanbul’dan başlayan İzmir, Didim ve Datça ile devam eden Ege turumuzda edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

İzmir Yolu Üzeri Kahvaltı Yeri Tavsiyem Var

İlk rotamız İzmir ve Balıkesir üzerinden yol planı yapmıştık. İzmir’de 1 gün kalacaktık ve erkenden gidip az da olsa önceden belirlediğimiz yerler gezelim dedik. Bu yüzden çok erken yollara revan olduk. Kahvaltı için Çiçekli Bahçem adlı mekana gittik. Susurluk ilçesini geçtikten sonra Demirkapı tarafına kalan bu şirin mi şirin yerin sahibi Seval teyzemiz bizi çok güzel ağırladı. Serpme kahvaltıyı doğal ürünlerden sunuyor. Sessiz, yemyeşil ve güzel bir mekan. Sabah kahvaltısını yolda yapmayı düşünürseniz tavsiyemdir. Pişman olmazsınız.

İzmir

Canım dilber şehir, eşsiz şehir İzmir
Ulu Çatalkayan, gök mavisi körfezin
Yeşil Yamanların, çeşitli bağlarınla
Ege’nin güzeli, incileri incisisin

diye tanımlıyor, Dario Moreno. Sanırım İzmir daha güzel tasvir edilemezdi. Bambaşka bir havası var İzmir’in. Hani çok sevdim diyemem. Fakat ambiyansı çok farklı.

İzmir, yaşanmışlıkların şehri. Farklı bir kültür sarmalı var. Tarihi geçmişini Alsancak’ta kendinizi bulunca anlıyorsunuz. Çok büyük bir liman şehri. Fakat canımı sıkan bir durumdan bahsetmek istiyorum. Şehir pis kokuyor ve bakımsız eski yolları var. Alsancak ve çevresini gezdim. Hani Kadıköy’ün şehir hali desem yalan olmaz. Umarım şehrin çehresini ortaya çıkaracak yenilikler yapılır. İzmir bunu hak ediyor.

Dario Moreno Sokağı ve Tarihi Asansör

Dario Moreno, Dario Moreno, Dario Moreno. Guugıl amca’da İzmir’in gezilecek yerlerini sorduğunuz zaman Dario Moreno Sokağını çok tavsiye ediyor. Yani Dario Moreno Sokağının pek bir esprisi yok. Fakat Dario Moreno, İzmir ile özdeşlemiş birisi. Kendisi İtalyan Yahudi’si olup Aydın’da doğmuştur. Daha sonra İzmir’e yerleşen Moreno aslında ünlü müzisyen’dir. Fakat öyle basit şekilde müzisyen deyip geçemeyiz. Türkiye’de başlayan müzik serüveni Fransa’ya kadar ulaşmış olup 50 ve 60’ların ünlü müzisyenlerinden biri olarak anılmıştır. Adının verildiği sokakla bağdaşması ise  şu şekildedir. Şöhret kazandığı dönemde Mithat Paşa Caddesinde yer alan Asansör sokağına taşınır. Zamanla bu sokağın adı Dario Moreno Sokağı olarak anılmaya başlanır ve öyle kalır.

Asansör ise 1907 yılında Nesim Levi Bayrakoğlu tarafından yaptırılmış olup 155 Mithat Paşa Caddesi ile Halil Rıfat Paşa semtini birbirine bağlamaktadır. Asansöre binip Halil Rıfat Paşa tarafına çıkabilir ve İzmir’i müthiş bir manzaran seyredebilirsiniz.

İzmir geldik ve karnımız aç. Ne Yiyelim?

Buralara gelmeden önce planlarımız arasında birkaç arkadaşıma danıştım. Çalıştığım kurumdan sevgili arkadaşım Yiğit’in tavsiyesi üzerine Bornova’daki Kuyu Kokoreç‘e gittim. Esnaf mekanı ve öyle abartılı bir görünüşü olmayan ama oldukça lezzetli kokoreç ve uykuluk yapan mekan. Oldukça lezzetliydi. Tavsiye ederim.

Urla

İzmir için 1 gün ayırmıştık. O kısa süre zarfında Urla’ya da kaçalım dedik. Eylül ayında gittiğimiz için sakindi. Şirin bir ilçe olan Urla, Çeşme’ye gitme vakti olmayan bizim gibi gezinti yapanların geldim de görelim diyebileceğiniz bir yer.

Selçuk Efes Antik Kenti

Antik kent, Didim’e giderken mutlaka uğrarız dediğimiz yerlerdendi. Uğradık da ama gerçekten uğradık. Minnoş kızımızla içeri girdik. Şöyle bir selam verdik ve çıktık. Çünkü Bilge hanım aşırı huysuzlandı ve gezemedik 🙂 . Fakat buralara kadar geldiyseniz Efes’i mutlaka gezin.

Didim Akbük

Tatil deki asıl rotalarımızdan ilki Didim Akbük‘tü. Müthiş bir havası var. Bu zamana kadar çok il ve bölge gezdim. Ama bu kadar havası temiz yer görmedim. Deniz kenarı deyip nemden nefes alamayacağınızı düşünürsünüz. Öyle bir durum Didim’de geçerli değil. Bölge, Türkiye’nin farklı yerlerinden çok göç almış. Biz Eylül’de geldiğimiz için rüzgar ve serinlik hakimdi. Fakat yazın tekrardan buraya tatile geleceğim. Akbük için ayrı parantez açmak istiyorum. Bu bölgede ciddi seviyede su sorunu yaşanıyor. Şöyle ki dört mevsim musluktan tuzlu su akıyor. Biz oradayken canımızı sıkan tek nokta buydu. Tekrardan gidecek olursam Akbük’te kalmam.

Didim’e gelmişken sevgili kardeşim Eşref Şahin Eşrefoğlu‘nu da ziyaret ettim. Kendisi Didim’de araç özelleştirme yani modifiye üzerine hizmet veriyor. Dadaş’a yanaşır şekilde misafir etti. Kendisine buradan da şükranlarımı iletiyorum.


Güzel Datça

Didim’de iki gün kaldıktan sonra bolca virajların olduğu Datça yoluna koyulduk. Ege’deki en şikayetçi olduğum konu kesinlikle yollar oldu. Arkadaşım bu nasıl bir asfalttır. Araç tutunmuyor. Ne Doğu’da, ne Karadeniz’de ne de Marmara’da böyle kötü asfalt var.

Neyse Datça’ya yaklaşırken çok güzel yerlerden geçtik ama güzel kızım hasta olduğu için gezilecek yerlerin hepsini es geçip direkt otele yöneldik. Fakat Datça’ya gelmeden zorlu virajları dönüp Marmaris’ten geçmelisiniz. Marmaris müthiş bir yer. Kendisini Emel Sayın Koyu İnbükünden seyretmek bile güzeldi. Burası için özel bir zaman ayırıp tekrardan geleceğim.

Datça‘ya 10 dakika mesafedeki otele yerleştikten sonra çevredeki yerleri de gezelim dedik. Yavrucuğum Bilge kendini toplayınca Eski Datça’ya gittik. Güzel şirin bir yer mutlaka gezin. Daha sonra Datça merkeze gittik. Buranın havası da çok güzel. Adamlar resmen cennette yaşıyor. Yolları çok sapa kalsa da Datça tatil yapmak için en güzel yerlerden biri diye düşünüyorum.

Burada gezdiğim yerleri Google Yerel Rehberler’de daha aktif şekilde paylaşıp deneyimlerimi aktarıyorum. Buradan da beni takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir